HAYAT


Bir kış vakti karın bir hışla dışarıda top oynayan çocukların sesleri ile uyandı Alp. O gün görücü işleri olmasından dolayı çok mutsuz ve isteksiz bir şekilde güne başladı. Yüzünü yıkadı, kahvesini yaptı ve hazırlanmaya başladı. Uykusunu alamadığı için sinirli olan Alp zorunlu olduğu için evden çıktı. İşe doğru giderken çocukların sesleri ile oyalandı. Alp saatine baktı ve biraz eğlensem bir şey olmaz dedi ve çocukların yanına gitti ve sordu:

— Çocuklar ben de sizinle biraz eğlenebilir ve kar topu oynayabilir miyim?

— Hayır.

— Neden?

— Annem yabancılar ile konuşma dedi.

Alp sonra iyice mutsuz bir şekilde işe gitti. İş yerine vardığında ilk işi dosyaları onaylamak oldu ama sinirlenen Alp:

— Yine mi bu iş var!

diyerek zorla işe başladı ama zaten kalktığından beri olan siniri ve şimdi olan siniri ile patlamaya müsait bir bomba gibi olması nedeni ile karşısına çıkan ilk kişiye bağırmaya ve sinirini atmaya başladı. Sonra eseri o kişinin müdür olduğunu öğrendi. İyice zora sokacak olan sözleri söylenmesi ile birlikte cezaları hayal etti ama keşke ceza olsa.

Müdür şöyle dedi:

— Kovuldun.

Alp iyice sinirlendi ve daha da bağırdı ama nafile. İşe gelir gelmez kovulan Alp çantasını alıp oradan çıktı dedi kendi kendine:

— Kaderde bu varmış.

Eve vardığında direkt yatağa yatan Alp, direkt uyudu. Kalktığında ise öğlen olmuştu ve kar o kadar fazla olmuştu ki göz gözü görmüyordu. Bir yemek yedi ve spora gitti ama sanki hiçbir şey olmamış sakin ve pamuk gibi olan Alp sporunu yapıp mutlu mutlu oradan çıktı. Sonra aklına annesi geldi. Annesine sürpriz yapmak için yanına gitmeyi planladı.[17:43, 2/13/2026] Mert: ​Annesinin ise uzakta olması Alp’in bilet arayışına geçmesine neden oldu. En erken gece ikiye olan bileti alan Alp, heyecandan erkenden otogara gitti ve bekledi. 2 saat geçti ve Alp otobüse bindi. Mutlu mutlu yerine oturdu ama yanında oturan bir küçük çocuk ağlamaya şimdiden başlamıştı.

​Alp o an Allah’a dua etti ve uyumaya çalıştı. Nasıl derin uyuduysa kalktığında direkt Diyarbakır’da uyanmış oldu. Otogardan çıktı. Annesine bir çiçek aldı ve eve gitti. Kapıyı çaldı ve karşısında oğlunu gören annesi heyecandan bayıldı. Alp’i şaşırttı ve direkt yardımına koştu. Babası Alp’e şöyle dedi:

​— Ah oğlum, annende panik atak var, niye habersiz geldin?

​Alp, "Sürpriz yapmak istedim," dedi ve direkt kolonya ile annesini uyandırmaya çalıştı. Annesi kalktı ve bir hasret giderdiler. Annesi Alp’e paşalar gibi bakıyordu. Alp bu ilgiyi çok sevdi ve burada kalmaya karar verdi. Annesine bunu söyleyen Alp’e, annesinden şöyle bir cevap geldi:

​— Senin evin, işin, hayatın orada; nasıl geleceksin?

​Alp düşündü ve şöyle dedi:

​— Anne, ben işten ayrıldım. Evi de satar, yanına gelirim.

​Annesi biraz düşündü ve "Olur oğlum," dedi. Alp direkt evi satmaya kalktı ve gayet güzel bir paraya evi bir doktora sattı. Alp parayı elden almak istedi ama para fazla olacağı için elden zor olacaktı ama doktor ne hikmetse bunu kabul etti ve anlaştılar. 1 gün sonra parayı almaya İstanbul’a döndü. Parayı aldı, evi verdi ama şöyle bir sorun vardı: Bu kadar para ile nereye, nasıl gidecekti? Düşünmesine gerek yoktu zaten, para sahteydi ama Alp bunu bilmiyordu. Diyarbakır’a döndüğünde annesine bir yüzük almak istedi ve kuyumcuya girip parayı verdi ama tam yüzüğü alacak iken Para sayma makinesinden gelen ses, paranın sahte olduğunu anlattı. Alp bunu anladı ve başından aşağı kaynar sular döküldü, yere çöktü. Dolandırıldığını çok geç anlayan Alp için artık her şey bitmişti.

​Annesinin yanına gittiğinde, paraların sahte olduğunu zorda olsa söyledi. Annesi hayli üzüldü ama nafile. Bu saatten sonra Alp'in hayatı; sadece sabah kalkıp annesi ile hayatına devam ederek masum ve yoksul bir hayat sürmekti. Çünkü Alp'in geliri olan işi ve tek serveti olan evi gitmişti...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar